AtatÜrk ve mÜzİk

Başlatan tyrea67, 01 Mayıs 2016, 09:36:44

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

avatar_tyrea67 tyrea67

[COLOR=#B23616][B]ATATÜRK VE MÜZİK[/B][/COLOR][/CENTER]


[IMG]Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor. Uye ol Veya Giris yap[/img]


[B]A.YENİ MÜZİK KURUMLARIMIZIN AÇILMASINDA ATATÜRK'ÜN ÖNDERLİÐİ[/B]
Atatürk, her türlü yenilik ve ilerlemede öncü olma görevini üstlenen bir liderdi.Atatürk, yeni müzik kurumlarımızın açılmasında da öncülük etmeyi sürdürmüştür. Onun sayesinde Osmanlı zamanından kalma mevcut müzik aletlerini iyileştirmiş,modernleştirmiş ve gelişmiştir. Bunların yanı sıra, kapatılan kurumların yerine çagdaş uygarlık seviyesine uygun ve ulusal müzik anlayışımıza yakışır yeni müzik kurumları açılmıştır.
Atatürk'ün önderliginde,müzik alanında yapılan çalışmalardan bazıları şunlardır;
* Ankara'da ''Musiki Muallim Mektebi ''kuruldu (1924).
* ''Mızıka-i Hümayun''Ankara'ya taşınarak ''Riyaset -i Musiki heyeti ''adını aldı(1924)
* İstanbul Belediye Konservatuvarı kuruldu(1926).
* Ankara Devlet Konsevatuvarı kuruldu(1936).
* Gazi Terbiye Enstitüsü Müzik Bölümü kuruldu(1937)
* Ankara'da Askeri Müzik Okulu ögretime açıldı(1938)
Bu kurumlar, Atatürk'ün düşünceleri ve direktifleri dogrultusunda günümüze kadar gelişerek gelmiştir.'ün düşünceleri ve direktifleri dogrultusunda günümüze kadar gelişerek gelmiştir.Günümüzde çagdaş Türk müziginin temeli olan bu kuruma, çeşitli senfoni orkestraları konservatuvarlar, üniversitelerin bünyesinde açılan müzik bölümleri, operalar, güzel sanatlar fakülteleri ve liseleri eklenmiştir.

[B]B.MÜZİK SANATCILARININ ATATÜRK'ÜN MÜZİK GÖRÜŞLERİ DOÐRULTUSUNDA YETİŞTİRİLMESİ[/B]
Atatürk döneminde, çagdaş Türk müziginin geliştirilmesi için; ''Türk beşleri'' diye adlandırılan kişilerden oluşan ve müzigimizin bugünkü çagdaş seviyeye ulaşmasında büyük emegi geçen sanatçılardan Ulvi Cemal Erkin, Hasan Ferit Alnar, Ahmet Adnan Saygun, Necil kazım Akses Devlet bursu ile müzik egitimi için yurt dışına gönderilmişlerdir.
Ankara'da Musiki Muallim Mektebinin kurulmasından sonra Avrupa'ya başka ögrenciler de gönderilmeye başlandı.Mektebinin kurulmasından sonra Avrupa'ya başka ögrenciler de gönderilmeye başlandı.Mektebinin kurulmasından sonra Avrupa'ya başka ögrenciler de gönderilmeye başlandı. Avrupa'daki egitimini tamamlayan genç sanatçılar, yurda döndükten sonra hem çagdaş anlamda müzik eserleri bestelemiş hem de çeşitli müzik okullarında ögretmenlik yapmışlardır.
1934 yılın da'' Milli Musiki ve Temsil Akademisi Kuruluş Kanunu'' çıkarıldı. ''Müzik İnkılabı''nın pırogramını yapmak için bir kurul oluştuldu. Bu konu için Avrupa'dan getiri,len uzmanlar çalıçmalara abşladılar. Ankara devlet konservatuvarından çagdaş bbesteci ve yorumcular yetiştirildi. Ayrıca Paul Hindemith (Paul Hindemit) ve Bela Bartok gibi büyük müzik adamları da Türkiye'de araştırma ve incelemeler yapmış ve müzik alanında kendilerinden yararlanılmıştır.
Atatürk'ün saglıgıbda başlatılan müzigimizin geliştirilmesine yönelik çalışmalara ölümünden sonra da devam edilmiştir.
1948 yılında, üstün yetenekli çocukların yurt dışına ögrenim görmeleri için özel bir yasa çıkarıldı. Bu yasa dogrultusunda yurt dışına ilk gönderilen sanatçılar, Piyanist İdil Biret ve Kemancı Suna kandır.

[B]C.ATATÜRK'ÜN MÜZİK GÖRÜŞMELERİNİ ÇÖZÜMLEYİŞ VE YORUMLAYIŞ [/B]
Toplumlardaki degişiklikler ve yenilikler, kendini önce müzikte göstermektir. Bunu fark eden Atatürk, müzige gereken önemi vermiş ve bu alanda büyük atılımlaer gerçekleştirilmiştir. Atatürk, güzel sanatlar içinden müzige verdigi önemi, konuşmalarında da dile gelmiştir. Bu konuşmalarının birinde '' bir ulusun musiki egitiminde önem verilmezse, o ulusu ilerletmenin mümkün olmayacagını ''görüşünü belirtmiştir. ''diyerek rmüzik konusun da biliçli olarak hareket ettigini vurgulamıştır.
Atatürk, müzikle ilgili düşüncelerini ''müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir.''sözü ile belirtmiştir. O, müzigin toplum hayatında çok önemli bir yeri oldugunu ise
''Hayatta müziklazım degildir. Çünkü hayat müziktir. Müzikileilgiliolmayan varlık insan degildir. Eger söz konusu olan hayat insan hayatı ise, müzik mutlaka vardır. Müziksiz hayat saten mevcut olmaz.'' Sözleri ilebelirtmiştir.
Atatürk; ''Her milletin kendisine özgü gelenek ,kendine göre ,milligi özellikleri vardır. Hiçbir millet aynen gigerbirmilletin taklitçisi olmamalıdır... Milligi müzigimizi, modern teknik içinde yükseltme çalışmalarına,daha çok emek verilecektir. Dünyanın her türlü ilminden,buluşundan,gelişmesinden istifade edelim,lakin unutmayalım, asıl temeli kendi çizdigimizden çıkarmak mecburiyetindegiz''sözleriile ulusal müzigin özünü koruyarak geliştirilmesini vurgulamıştır.
Atatürk'ün yaptıgı türkmüzik inkilabını kısaca; ''Türk müzigini kendisine özgü geleneksel yapısı içinde,uslüp ve biçim özelligi degiştirilmeden geliştirilmesi ve çagdaş bir yapıya kavuşturulması'' sözleri ile ulusal müzigin özünü koruyarak geliştirilmesini vurgulamıştır.
Atatürk'ün yaptıgı Türk müzik inkilabınınn kısaca; ''türk müziginin kendisine özgü geleneksel yapısı içinde, uslüp ve biçim özelligi degiştirilmeden geliştirilmesi ve çagdaş bir yapıya kavuşturulması'' diye özetleyebiliriz.
Türkiye'miz müzik alanında dünyadaki saygın ülkeler arasında yer almaktadır. Ülkemizin müzikalanında bu kadar ilerlemesinin en büyük nedeni, Atatük'ün belirledigi müzik ilkeleri dogrultusunda Cumhuriyet Döneminde başlatılan çalışmaların günümüze kadar aynı hızla devam etmesidir.


[B]Ç.ATATÜRK'ÜN BELİRLEDİÐİ MÜZİK İLKELERİ DOÐRULTUSUNDA YAPILAN ÇALIŞMALAR VE SAÐLANAN GELİŞMELER[/B]
Atatürk'ün müzikle ilgili görüşlerini hayata geçirmesinde uyulması gereken temel düşünceler, onun belirledigi müzik ilkelerine dayanmaktadır.
Türk müzigi, türk müzik inkılabından sonra her yönüyle bir atılım içine girmiştirn. Ulusallıktan çagdaşlıga çagdaşlıktan evrensellige ilkesiyle yapılan çalışmalar sonucu, müzigimizde büyük gelişmeler saglanmıştır. Müzikile ilgili gelişmeler dogrultusunda amaçları gerçekleştirmek için çeşitli müzik kurum ve kuruşları açılmış,burada egitim gören nögrenciler, Atatürk'ün belirledigi ilkeler dogrultusunda yetiştirilmiştir. Bu çalışmalar, devam ederek günümüze kadar gelmiştir.

Atatürk'ün belirledigi müzik ilkeleri dogrultusunda yapılan çalışmaları ve saglanan gelişmeleri şöyle sıralayabiliriz.

• Türk halk ezgileri derlenmiş, notaya alınmış ve yayımlanmıştır.
• Bu eserleri seslendirmek ve yorumlamak için orkestıralar ve korolar kurulmuştur.
• Müzigimizde yeni bir kavram olan çok seslilik kullanılmaya başlanmıştır.
• Halk ezgilerinin, batı teknigi ile çok seslendirme çalışmaları yapılmıştır.
• Aynı ezgilerimiz, çagdaş tekniklerle işlenerek özgün eserler bestelenmiştir.
• İlk türk operası olan "Özsoy Operası "Ahmet Adnan Saygun tarafından bestelenip sahneye koyulmuştur.
• Türkçe operalar sahneye konulmuştur.
• Geleneksel Türk halk müzigi,geleneksel Türk sanat müzigi ve çagdaş çok sesli Türk müzigi alanlarında degerli sanatçılar ve ögretmenler yetiştirilmiştir.
• Çeşitli üniverstelere baglı fakültelerde müzik bölümleri açılmıştır.
• Çeşitli müzik guruplarımız yurt dışında düzenlenen festivallere katılarak büyük başarılar elde etmişlerdir.
• Ülkemizde, uluslar arası özellige sahip bir çok müzik festivali düzenlenmektedir.
Mesajı Paylaş



avatar_hatdem hatdem

Teşekkür ederim Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter