12 Mart Konuşma Metni

Başlatan Sihirli Keman, 26 Nisan 2016, 16:40:19

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

avatar_Sihirli Keman Sihirli Keman

12 Mart Konuşma Metni



İstiklâl Marşının Kabulü ile ilgili Konuşma Metni
Sayın Müdürüm,
Degerli Ögretmenlerim,
Sevgili Arkadaşlar.

12 Mart 1921... Kurtuluş Savaşının en çetin günleri... I. İnönü Savaşını kazanmış, ayaklanmaların bir bölümünü bastırmış, bir bölümü ile ugraşan Türkiye Büyük Millet Meclisi binasında büyük bir coşkuyla, alkış tufanı kopmaktaydı. Bunun nedeni de bu başarıların ötesinde, Kurtuluş Savaşının ruhunun, bagımsızlık aşkının Mehmet Akif'in dizeleri ile Meclis kürsüsünden okunmasıydı.

12 Mart günü bu dizeler meclisimizin oy ve gönül birligi ile millî marşımız olarak kabul edilmiştir. Millî marşımız 1930 yylyna kadar Ali Rıfat Çagatay'ın bestesi ile söylenmiş; bu tarihten itibaren de Osman Zeki Üngör'ün bestesi ile bugünkü şeklini almıştır.

Ben, İstiklâl Marşımızın anlamı üzerinde durmak istiyorum. Milletleri millet yapan manevî degerlerin başında bayrak ve millî marş gelir. Bu iki deger bir milletin onuru ve namusudur. Bir milletin bayragına yapılmış bir saldırı o millete; milletin millî marşına yapılmış saygısızlık da o millete yapılmıştır. En acısı da bayrak ve millî marş kavramlarının anlamını idrak edememiş toplumların kendi kutsallarını önemsizleştirmeleri, sıradanlaştırmalarıdır. Bayraga saygı, millî marşına sevgi, millî marş okunurken takınılan tavır ve gösterilen coşku toplulugun vatan sevgisinin, milletini ne ölçüde sahiplendiginin açık bir göstergesidir.
"Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak." dizeleri bu ülkede hala nefes alan tek bir kişi kalsa dahi, ülke için umut ışıgının sönmedigini ifade etmektedir. Bu ülke alçakların hayasızca istilasından her ferdinin gögsünü siper etmesi ile nasıl kurtulmuşsa, bundan sonra da aynı anlayışla hareket etmeye, temel degerlerinden aldıgı güçle devam edecektir.

Sevgili Arkadaşlar!
İstiklâl Marşını sevmek, ülkemizi sevmektir,
İstiklâl Marşını coşkuyla söylemek, ülkemize sahip çıkmaktır,
İstiklâl Marşını vakur bir şekilde okumak, bagımsızlıgımıza sahip çıkmaktır.
bagımsızlıgımıza sahip çıkmak ise, onurumuza sahip çıkmaktır.
İstiklâl marşı ve bayrak törenlerinde bizlerin gösterecegi ciddiyet ve coşkunun derecesi bize byrakılan yüce mirasa ne denli sahip çıktıgımızın göstergesi oldugundan; bayrak törenlerine karşı her zamankinden daha duyarlı olmak, bagımsızlık sevdası ile bu topraga düşmüş şehitlerimize karşı boynumuzun borcu olmalıdır. Ancak o zaman İstiklâl Marşımızın yazarı üstad Mehmet Akif Ersoy'un "Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın" duası gerçekleşir.

Konuşmamın sonunda hem bu yüce destanı yazan ustayı, hem de yazdıran sayısız kahramanı rahmetle anarken, son sözü yine üstadın dizelerine bırakıyorum:
"Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkyma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayragımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl"

Saygılar sunarım. Mesajı Paylaş



avatar_hatdem hatdem

Teşekkür ederim Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter