12 martta sahneleyebİlİrsİnİz..

Başlatan Sihirli Keman, 26 Nisan 2016, 16:37:20

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

avatar_Sihirli Keman Sihirli Keman

12 martta sahneleyebİlİrsİnİz..



İSTİKLAL MARŞI'NIN KABULÜ

KAHRAMANLAR

Akif Bey(ERSOY)
Albay İsmet Bey(İNÖNÜ)
Hamdullah Suphi(TANRIÖVER)
Hasan Basri(Balıkesir milletvekili)
Kalem memuru
Komisyon üyesi 1
Komisyon üyesi 2
Meclis Başkanı
FON MÜZİÐİ: Fahir Atakoglu '12 Mart'

(Meclis toplantı salonu; Albay İsmet Bey, Hamdullah Suphi ve Hasan Basri Bey bir aradalar...)

İsmet Bey: Efendiler, memleketimizin her yeri işgal altında, felaketimiz devam ediyor. Hamdolsun ki milletimiz metanetini korumakta.

H. Suphi: İyi de paşam nereye kadar? Milletimiz yorgun, milletimiz aç! Anadolu'dan gelen haberler hiç de iyi degil. Düşman kuvvetleri halky bize karşı kışkırtmaya başlamış.

H.Basri: Efendim, her ne kadar halkımıza ulaşmak için çabalasak da habercilerimizin yetersiz kaldıgı ortada. İşgalne kuvvetleri bizi sürekli engellemeye çalışıyor. Çıkardıgımız gazetelerin, bildirilerin halkımıza ulaşması engelleniyor. Bugün iki habercimiz daha şehit olmuş.

İsmet Bey: Hakkınız var. İşte bunun için toplandık.

H. Suphi: Fikriniz nedir efendim?

İsmet Bey: Arkadaşlar, Anadolu'da bagımsızlık heyecanının tutuştugu kesin. Ulusal birligi ve inancı canlı tutmamız için Anadolu'nun her yerine, milletimizin bütününe seslenmemiz şart.

H. Basri: Ne yapabiliriz paşam?

İsmet Bey: Milli birligi ve beraberligi ayakta tutmamız için bir ulusal marşa ihtiyacımız var.

H. Suphi: İsabetli olur efendim.

İsmet Bey: Peki, ulusa seslenen bir marşı nasıl bulabiliriz?

H. Suphi: Memleketimizde birçok şair var. Bir yarışma düzenleyebiliriz. Oluşturacagımız komisyonla begendigimiz eserleri meclise sunarız. Bunların arasından bir tanesini yapılan oylama ile milli marş olarak kabul ederiz.

İsmet Bey: Siz ne dersiniz Hasan Bey?

H. Basri: İsabetli olur efendim. Pekala, bu yarışmanın ödülü ne olacak?
(Fon müzigi araya girer, bu esnada salondakiler ödülü kararlaştırırlar.)
İsmet Bey: Pekala, o halde yarışmanın ödülünü 500 lira olarak belirledik; hayırlı olsun.

(Fon müzigi araya girer, salondakiler salonu terk eder.)
(Salona komisyon üyeleri girer, otururlar; kapı çalınır.)

Kalem memuru: Efendim, 734 mektup aldık.
(Elindeki zarfları masaya bırakır ve salondan ayrılır.)
(Fon müzigi araya girer, komisyon üyeleri şiirleri incelemeye başlar.)

H. Suphi: Arkadaşlar, o halde bu altı şiiri meclise sunalım.

K. Üyesi 1: Efendim, bu altı şiiri seçtik; lakin bence bunların hiçbiri uygun degil.

K. Üyesi 2: Size katılıyorum. şiirler güzel; ancak hiçbiri tam anlamıyla ulusumuza seslenecek kadar yeterli degil.

H. Suphi: Elimizden ne gelir ki? Fikriniz var mı?

H. Basri: Var! Bildigim kadarıyla Akif bey, bu yarışmaya katılmadı; halbuki kendisi usta bir şairdir.

H. Suphi: Neden katılmadıgını biliyor musunuz?

H. Basri: Akif bey, o kadar gönlü bol, o kadar gururludur ki tahminim, yarışmaya ödüllü oldugu için katılmadı.

H. Suphi: Ama bunun nesi var? Ulusal marşımızı yazan birisi elbette bir ödülü hak edecektir.

H. Basri: Akif bey'in dünya nimetleri ile işi yoktur.

H. Suphi: O halde ne yapabiliriz?

H. Basri: Durun bakalım, bir yolunu buluruz.

H. Suphi: Pekala, o halde sizden haber bekliyoruz. şimdilik bu kadar, çıkabiliriz arkadaşlar.

(Fon müzigi araya girer, komisyon üyeleri salondan ayrılır. Sahneye M. Akif gelir. Oturup kitap okumaya başlar; bu esnada Hasan Basri, M. Akif'in yanına gelir.)

H. Basri: Merhaba azizim.

M. Akif: Oo, hoş geldin, buyur otur.

H. Basri: Aslında işim var; ama yine de biraz oturayım.
(H. Basri bir kagıt çıkarır ve kagıda bir şeyler karalamaya başlar.)

M. Akif: Ne yazıyorsun?

H. Basri: Marş, ulusal marş yazıyorum.

M. Akif: Yahu sen nasıl adamsın? Seçilecek şiire para ödülü verilecegini bilmiyor musun? İçinde para ödülü olan bir işe nasıl katılırsın?

H. Basri: Yarışma kaldırıldı. Seçilecek şiire ne para verilecek ne de bir ödül. Anladın mı? Hem bu konuda bana güvence verildi.

M. Akif: Ya, o halde biz de yazalım.

H. Basri: Neyse, bana müsaade, burada yazamayacagım. Yalnız kalsam iyi olacak; haydi eyvallah.

M. Akif: Güle güle...
(Fon müzigi araya girer, M. Akif şiiri yazmaya başlar. Arada bir ayaga kalkar, sahnede düşünceli bir şekilde dolaşır, tekrar oturur; şiiri yazmaya devam eder.)

M. Akif: Çok şükür, bunu da bitirdik.
(Fon müzigi araya girer, M. Akif sahneden ayrılır. Komisyon üyeleri sahneye gelir. Toplantı masasına otururlar. Kapı çalar, içeri kalem memuru girer.)

K. Memuru: Efendim, Akif bey bu zarfı bıraktı.(Zarfı bırakır, salondan ayrılır.)

(Komisyon üyeleri şiiri okumaya başlar, fon müzigi araya girer.)

H. Suphi: Evet arkadaşlar, fikriniz?

K. Üyesi 1: Diyecek bir söz bulamıyorum.

K. Üyesi 2: Mükemmel!

H. Basri. O halde, diger altı şiirle bunu da meclise sunalım.
(Komisyon üyeleri salondan ayrılır, fon müzigi araya girer.)
(Meclis... H. Suphi şiirleri okumaya başlar.)

H. Suphi: Efendiler, milli marşımızı belirlemek için yedi aday şiir belirledik. Bunları tek tek arz ederim. (Fon müzigi araya girer, h. Suphi şiirleri okumaya başlar.)

H. Suphi: şimdi de M. Akif bey'in eseri, arz ederim. (istiklal Marşını okur.)

Meclis Başkanı: Efendiler, yapılan oylama ile Akif bey'in "istiklal Marşı" adlı eseri milli marş olarak kabul edilmiştir. Hayırlı olsun.

(Fon müzigi araya girer, meclis üyeleri sahneyi terk eder, M. Akif ve H. Basri sahneye gelir.)

H. Basri: Azizim tebrik ederim, eserin meclis tarafından "Milli Marş" olarak kabul edildi. Ödülü ne yapacaksın?

M. Akif: Ödül almayacagımı daha önce de belirtmiştim. Allah ne bana bir ödül almayı ne de bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmayı nasip etsin!
-SON- (alıntı...) Mesajı Paylaş



avatar_hatdem hatdem

Teşekkür ederim. Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter