Mozart'ın En Çok Tanınan Yapıtı

Başlatan Sihirli Keman, 26 Nisan 2016, 16:16:25

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

avatar_Sihirli Keman Sihirli Keman

Mozart'ın En Çok Tanınan Yapıtı

''1791 Temmuz'unda Mozart'ın evine bir yabancı geldi.Griler içindeki bu ziyaretçi,bir soylunun elçisi olarak geldigini ve besteciye elçisi adına bir Requıem sipariş vermek istedigini bildirdi.Sipariş verenin kimligini gizlemek istedigini ve eserin efendisi için çok degerli olan birisi için sipariş verildigini söyledi.Ücret olarak besteciye yarısı hemen ödenmek üzere 450 Gulden verilecekti.Hızla çalışmaya başlayan Mozart,aynı zamanda yeni operası Sihirli Flüt içinde çalışıyordu.Mozart,Requıem üzerindeki çalışması ilerledikçe korkunç bir fikre saplandı.Uzun sürede etkisini gösteren bir ilaçla zehirlendigini ve eser ısmarlayanların ölüm tarihini hesapladıklarına inanıyordu.Böylece her geçen gün,besteledigi eserin kendi Requıem i olduguna inanıyordu.
Mozart'ın ölümünden sonra karısı Constanze'nin anlattıkları esas alınarak yazılan ilk Mozart biyografilerinde,Requıem in ısmarlanış öyküsü böyle anlatılır.Oysa bu satırlar tümü ile yanlış olmamakla birlikte,öykünün zehirlenme ile ilgili bölümleri büyük oranda Constanze'nin hayal ürünü olmalı.Requıem'in besteleniş öyküsü ve bestecinin ölümünden sonra eserin başına gelenler,işin içinde zehirlenme olayı olmadan da kolaylıkla bir film senaryosu,ya da roman konusu olabilecek kadar ilgi çekici.Öyleyse en başından anlatmaya başlayalım;
Viyana yakınlarındaki şatosunda yaşayan Kont Franz von Walsegg(1763-1827) amatör olarak flüt ve çello çalan,aynı zamanda besteci olmaya heveslenen bir soyluydu.Şatosunda düzenledigi konserlerde,önceden devrin tanınmış bestecilerine sipariş ettigi eserleri,kendi bestesiymiş gibi sunmaktan büyük zevk duyuyordu.Çevresindekilerin çogu işin aslını bilmekle birlikte,Kont'un oynuna katılıyordu.Kontun yakın arkadaşı olan Anton Herzog,onunla ilgili bir anısını şöyle anlatıyor:"Bir akşam Kont'un yeni bestem diye bize tanıttıgı flütlü kuartetleri çalıyorduk.Eser Hoffmeister'e ayitti ve flüt partisi özellikle çok kolay bestelenmişti.Hepimiz önümüzdeki zor notalarla ugraşırken,Kont halimize bakıp çok egleniyordu."
14 Şubat 1791 günü,Kont'un genç eşi Anna von Walsegg,21 yaşında yaşamını yitirdi.Bu olaya çok üzülen Kont,karısının birinci ölüm yıl dönümünde çalınmak üzere bir requıem ısmarlamak istedi.Besteci olarak da Mozart ı seçti ve adamlarından birini ona gönderdi.Neredeyse efsane haline gelen 'grili adam' yani kimligini gizleyen elçi,besteciye ücret olarak çok iyi bir tutar,450 gulden öneriyordu.O zamanlar lüks olmayan bir yaşam için yıllık 500 gulden yetiyordu.
Burada bir parantez açmak yerinde olur.Daha sonra bazı müzik tarihçileri Mozart'ın Kont'u tanıdıgı yönünde fikirler öne sürdüler.Çünkü Kont'a eser besteleyenlerden biri olan Hoffmeister,Mozart'ında arkadaşı idi ve aynı zamanda yayımcılık yaptıgı için onun bazı eserlerini basmıştı.Bol para vererek eserler ısmarlayan bir soylu,müzik çevrelerinde konuşulan bir konu olsa gerek.Kontun ve Mozart'ın bir diger ortak dostu ise Michael Puchberg idi.Besteciyi son yıllarında parasal olarak destekleyen ve mason locasından da arkadaşı olan Puchberg,bir tekstil fabrikasının sahibiydi.Viyana'da oturdugu evin sahibi ise Kont Walsegg'di.Mozart gerek karısı ile birlikte,gerekse onun Viyana dışında bulundugu zamanlarda,sıksık arkadaşının evine gidiyordu.Bu yolla da Kontun ve Mozart'ın karşılaşmış olmaları gerek.Büyük olasılıkla siparişi Kont Mozart'a kendi vermişti.
Mozart her zaman oldugu gibi,siparişi alır almaz çalışmaya başlamış,ilk iki bölümünü tamamlamıştı.Daha sonra sihirli flüt operası üzerindeki yogun çalışmaları ve gittikçe bozulan saglıgıibestecinin istedigi hızda Requıem'i bestelemesini engelliyordu.5 Aralık 1791 gecesi öldügünde,eserin ancak"Lacrimosa" bölümüne dek tamamlayabilmişti.Diger bölümler için ancak bazı taslakları vardı.
Mozart'ın ölümünden sonra karısı Constanze,eseri tamamlanmış olarak verme telaşına düştü.Eşinin ölümü,zaten kötü olan maddi durumlarını bozmuştu ve buradan alacagı paraya çok ihtiyacı vardı.Genç kadının aklına,kocasına son yıllarda eserlerini kopya etmekte yardım eden ve aynı zamanda ögrenciside olan Franz Xaver Süsmayr geldi.Üstelik Mozart'ın stilini en iyi Süssmayr taklit edebilirdi.Böylece eser üzerinde çalışmaya başlayan besteci,bir süre sonra Requıem'i tamamladı ve eser sipariş sahibine ulaştırıldı.
Gerçektende bugün pek çok uzman,eserin hangi bölümlerinin Mozart'a ait oldugunu tam olarak saptayamıyor.
GErek müzügindeki olagan üstü yogunluk gerekse bestelenişindeki olaganüstü esrar,Requıem i ikiyüz yıldır Mozart'ın en tanınan eseri konumuna getirmiştir.

Klasik Müzik Cilt1 den alıntıdır. Mesajı Paylaş



avatar_Sihirli Keman Sihirli Keman


Alıntı princessofpianos Nickli Üyeden Alıntı

Arkadaşlar, ben Maria Publig'in "Mozart: Dehanın Gölgesinde" adlı kıtabını okumuştum ve sizin için şimdi yeniden baktım.

Mozart'ın iltihaplı ve ateşli bir hastalıga yakalandıgı ve doktorlar tarafından bunun teşhis edildigi fakat iyileştirilemedigi, Mozart'ın ölümüne kadar ayakta kaldıgı (yani hiç hasta gibi yatmamış) yazıyor. O grili adam bir efsaneden ibaret yani...


BU kitapta Mozart'ın hayatı çok mantıklı aynı zamanda masalsı bir biçimde mektuplarla ve anılarla birlikte anlatılıyor... Tavsiye ederim..

Benim fikrimi sorarsanız da, ben ne zaman requiemi özellikle de Lacrimosa'yı dinlesem, Mozart'ın ölecegini hissettigini algılıyorum buram buram...







Alıntı zigeunerweisen Nickli Üyeden Alıntı

aşagıdaki yazıyı, klasik müzik dergisi andante'nin, ocak-şubat 2006 sayısından aynen aldım. mozart'ın 250. dogum yıldönümü sebebiyle, dergi mozart'ı ve eserlerini oldukça ayrıntılı incelemiş o sayısında. aşagıdaki yazı da requiem ile ilgili...

yazım hataları için özür dilerim, biraz hızlıca yazdım çünkü :oops:


REQUIEM'IN KARMAŞIK ÖYKÜSÜ

Mozart'ın Requiem'ini tamamlayamadan öldügünü hemen her müziksever bilir. Peki eserinin kaçta kaçını bitirebilmiştir büyük usta ? kimler tamamlamaya niyetlenmiştir requiem'i mozart'tan sonra ? yalnızca ögrencisi süssmayr'mı ? yoksa işin içinde başkaları da var mıydı ?

Mozart, 5 aralık 1791 tarihinde saat 12.55'de öldügünde karısı constanze, birikmiş borçla birlikte doktor ve cenaze masraflarına yetmeyecek kadar az bir nakitle kalakalmıştı ortada. Potansiyel bir gelir kaynagı olarak elinde o sırada yalnızca-gizemli bir yabancının besteciye o yılın başında sipariş verdigi- REQUIEM bulunuyordu. 1798 yılında, Franz Xaver Niemetschek, constanze ve diger güvenilir kaynaklara dayanarak kaleme aldıgı mozart biyografisinde şöyle yazmıştı :

"isimsiz bir mesajcı, o gün mozarta imzasız bir mektup getirdi. Mektupta birçok övgü dolu cümleden sonra, mozart'ın siperiş üzerine bir requiem besteleyip besteleyemeyecegi, cevabının olumlu olması halinde bu eser karşılıgında ne kadar ücret talep edecegi ve ne zaman bitirebilecegi soruluyordu. Karısı constanzenin bilgisi dışında en ufak bir karar vermeyen mozart, ona derhal bu sıradışı teklifi haber verdi. Constanze, kocasından teklifi hemen kabul etmesini istedi. Mozart bunun üzerine, kimligi belirsiz siperiş sahibine haber göndererek, eseri bestelemeyi kabul ettigini ama kesin bir teslim tarihi veremeyecegini söyledi. Mozart, requiem'i yazmaya başladıktan kısa süre sonra, imparator leopold'un pragdaki taç giyme töreni vesilesiyle çok cazip bir teklif aldı. Kendisinden titus isminde bir opera bestelemesi istenmişti. Canından çok sevdigi bohemyalılar için elbette praga gidecekti"

sözü edilen opera, 1791 temmuzunun ortasında sipariş edilen La Clemenza Di Tito idi. Aldıgı bu sipariş, operanın eylülde prag'daki taç giyme törenleri sırasında yapılacak temsillerine kadar, mozart'ın requieme başlayamayacagı anlamına geliyordu. Üstüne üstlük, sihirli flütün prömiyeri de la clemenza ile aynı geceye denk gelecekti.

1964 yılında ünlü mozart ve schubert uzmanı otto erich deutsch, requiem'in sipariş edilişine ta en başından görgü şahitligi yapmış olan anton herzog adlı bir kişinin geride bıraktıgı el yazmasına ulaştı. Şöyle yazıyordu :

"w. A. Mozart'ın requiem'inin gerçek ve ayrıntılı tarihidir. Sipariş verildigi 1791den bugüne yani 1839a kadar...Bay Kont Franz von Walsegg, eşi Anna ile birlikte stuppach'taki şatosunda yaşamaktaydı. Müşfik bir koca ve köylüleri için gerçek bir babaydı. Müzik ve tiyatroya tutkuyla baglıydı. Öyle ki, şatosunda her salı ve perşembe günleri, üçer saat boyunca benim de içinde yer aldıgım kuartetler çalınırdı"

walsegg, yerel bestecilere beste sipariş ederdi. Özellikle flütlü dörtlüler isterdi. Onları alır, kopyalar, altlarına imzasını atar ve kendi eserleriymiş gibi-durumun farkında olan ve efendileriyle eglenen- müzisyenlerine dagıtırdı. Gel zaman git zaman, kont walsegg'in henüz 21 yaşına varmamış karısı 14 şubat 1791 tarihinde ölür ve kont bunun üzerine mozarta karısının anısına bir requiem sipariş vermeye karar verir. Yalnız, eserin altına her zamanki gibi imzasını atacak ve sanki kendisi yazmış gibi yönetecektir. Eserin, anna'nın anısına gerçekleştirilen ilk icrası bu şekilde, ilk kez 14 aralık 1793 tarihinde yapılır.

"bay kont'un flütlü dörtlülerde nasıl yaptıysa, aynı şekilde requiem'i de sahiplendiginin farkındaydık. Yalnız eserlerin kendisine ait oldugunu her söylediginde yüzünde bir gülümseme belirirdi....."

İMECE BAŞLIYOR

Mozart'ın ölümünden beş gün sonra, emmanuel schikaneder ve joseph von bauerfeld, müteveffa dostlarının ardından bir anma töreni düzenlemeye karar verdiler.. anlaşılan oydu ki, bu kadar kısa süre zarfında, requiem'in yalnızca açılıştaki iki bölümü anma töreninde seslendirilebilirdi. Bu bölümler, orkestrasyonu tamamen bitmiş, requiem aeternam ve sadece şan partileri ve sürekli bas partisi tamamlanmış olan kyrie fügü idi. Fügü tamamlama işi, mozart'ın iki ögrencisine havale edildi. Salzburglu aile dostu franz jakob freystadler, tenor klarnetleri, fagotları ve yaylıları yerleştirirken, franz xaver süssmayr da, trompetlerle timpaniyi ekledi.

Constanze mozart ise, requiem'i tamamlatmaya karar verdiginde, öncelikle mozart'ın çok deger verdigi başka bir ögrencisi olan joseph eybler'den yana tercihini kullandı. 21 aralık 1791 tarihinde constanze'den notaları teslim alan eybler, vakit geçirmeden dies irae üzerinde çalışmaya başldı. Eybler'in işe buradan başlaması, orjinal el yazmasında, dies irae'den hemen önce gelen kyrie fügünün freystadler ve süssmayr tarafından zaten tümüyle bitirilmiş oldugu tezini kuvvetlendiriyor. Eybler'in çalışmasında olaganüstü ilginç bir taraf var ki, o da, eklemelerini dogrudan dogruya mozart'ın tamamlayamadıgı el yazması üzerinde işaretlemiş olması. Acaba eybler, bu düzeltmeleri mozart ölmeden önce, dogrudan onun yönlendirmeleri sonucu yapmış olabilir mi? Bu hayli cesur denilebilecek hipotezin dogrulugu, eybler'in allgemeine musikalische zeitun'da yayınlanmış otobiyografik notunda yer alan şu cümleden anlaşılabilir : "mozartla dostlugumuzu, öldügü güne kadar sürdürebildigim için talihli sayıyorum kendimi. Son anına kadar yanında olmam sayesinde, acı veren hastalıgı boyunca, hasta yatagında ona yardım edebildim, yatırdım kaldırdım ve onu bekledim"

Eybler'in mozart'ın direktifleri ışıgında, dies irae'den hostias (mozart bu kısmı taslak halinde bırakmıştı)'a kadar hocasının bıraktıgı boşlukları doldurmuş olması kuvvetle muhtemeldir. Eybler'in özellikle dies irae'deki trompet ve timpani partilerinde yaptıgı eklemelerin, süssmayr'inkilerden kesinlikle daha iyi oldugu göze çarpıyor.

Eybler yapmış oldugu eklemelerle eseri, dies irae'den lacrimosa'ya kadar götürdü. Requieme artık devam etmeyecegini bildirmesinin ardından constanze sesri eybler'den alıp süssmayr'a verdi. O da sadece eseri, lacrimosa'dan alıp offertorium'un sonuna kadar götürmekle kalmadı, daha da ileri giderek sanctus, benedictus, agnus dei, ve communio bölümlerini de tamamladı. Süssmayr ayrıca, eybler'in kısmen tamamladıgı kimi bölümleri sil baştan besteledi. Büyük ihtimalle, eybler'i kendine bir rakipmiş gibi görerek, onun yapmış oldugu eklemelerin pek çogunu kullanmaktan kaçındı.

Böylece sıra geldi tamamlanmış eserin kont walsegg'e teslimine. Süssmayr, yazmanın üzerinde bulunan farklı el yazılarının doguracagı olumsuz intibaın önüne geçmek amacıyla, mozart'ın el yazmasından sadece requiem aeternam ve kyrie fügü kısımlarını kullandı. Sonra, mozart'ın geriye kalan tüm taslakları yeniden kopyaladı ve kendi orkestrasyonunu ekledi. Süssmayr'ın el yazısı hocasınınkine çok benzedigi için, tüm partisyonu sanki mozart'ın elinden çıkmış gibi kont'a teslim etmek zor olmayacaktı. Süssmayr'ın kullandıgı kagıt bile mozart'ın kullandıgıyla aşagı yukarı aynıydı. Constanze, süssmayr'ın bu şekilde bitirip, kapagına da mozart'ın imzasını attıgı requiem'in ilk kopyasını 4 mart 1792 tarihinde kont'un berlindeki bir temsilcisine sattı. Walsegg, eseri seslendiredursun, constanze o sıralardaki koruyucusu baron van swieten ve diger arkadaşlarını "mozart'ın besteledigi requiem"in, viyanada 2 ocak 1793 tarihinde seslendirilmesi konusunda ikna etti.düzenlenen gece sonunda cebine 1350 florin giren constanze, biraz olsun rahata kavuşmuştu.

Buraya kadar anlatılanlardan çıkan sonuç, requiem'in iki ayrı el yazması oldugunu ortaya çıkarıyor. Biri, dies irae ile başlayan bir taslak ki, eybler, bunun dies irae, tuba mirum, rex tremendae, recordare ve confutatis kısımlarının orkestrasyonunu yapmıştır. Mozart'ın 9. ölçüye kadar gelen tamamlanmamış lacrimosa'sısırayı takip eder. (eybler, 9. ve 10. ölçülerin soprano partisi eklemiştir) taslak, mozart'ın yarım bıraktıgı domine ve hostias kısımlarıyla sona erer.

Kapagında mozart'ın süssmayr tarafından atılmış imzasını taşıyan ve kont walsegg'e verilen ikinci taslak ise, büyük ustanın tamamlayabildigi tek bölüm olan requiem aeternam ile birlikte kyrie fügünü (mozart, freystadtler ve eybler tarafından tamamlandı) içerir. Geri kalan bölümler süssmayr tarafından tek başına tamamlanmış ve sonrasında kopyalanmıştır.






Alıntı karagozluler Nickli Üyeden Alıntı

Ben de "Wolfgang Amadeus Mozart Kimdi?" kitabında okumuştum:


"Siyahlar giyinen bir adam gelir.Mozart evde tek başına besteler yapmaktadır.Adam kapıyı çalar.Mozart da içeri alır.Adam bir mektup verip gider.Mektupta ölen biri için vir cenaze mrşı yapması istenir.Mektup imzasızdır.Ve üzerine kimden geldigi yazmamaktadır.Mozart o zamanlar yaşlıdır.Her gün"Requıem"in bir bölümünü yapar.Artık ölüm zamanının geldigini ve bu Requıem'i kendi ölümü için besteledigini düşünür.Gittikçe hastalanır.Bir gün yataktan kalkamaz durumdayken arkadaşlarını çagırır.Birlikte Requiem'in bir kısmını söylerler.Ertesi gün,müzigin dehası Wolfgang Amadeus Mozart,ölür."

alıntıdır... Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter