Ludwig Van Beethoven

Başlatan Sihirli Keman, 28 Nisan 2016, 00:34:30

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

avatar_Sihirli Keman Sihirli Keman

Ludwig Van Beethoven bir dahi çocuk degildi. Delikanlılık çagında da öyle kimseye benzemeyen bir hava taşımıyordu. Ona bestecilik ögretmekte olan Albrechtsberger, "Beethoven şimdiye kadar bir şey ögrenemedi. Bundan sonra da ögrenecegi yok. Besteci olarak ben onda en küçük bir ümit dahi göremiyorum" demişti. Beethoven'a  bir süre armoni dersleri veren Hayd bile, ögrencisinin meziyetlerini farkedememişti. Ama piyanosunun başına geçtigi zamanlar her şey degişiyordu. Daha küçük yaşta iyi bir piyanist olacagını ispat etmişti. Kısacık, küt parmaklarıyla piyanonun tuşları üzerinde harikalar yaratabilmekteydi. Babası, Bonn'da kilise korosunun şefiydi. Oglu daha dört yaşındayken ona piyano ve keman dersleri vermeye başlamıştı.

 

Kabiliyetini ilk Mozart keşfetti

Johann Van Beethoven, içkiye düşkünlügü yüzünden evini geçindirecek kadar paraya bir türlü sahip olamıyordu. Küçük Ludwig'in kabiliyetini keşfedince eve para getirsin diye onu yetiştirme işini üzerine aldı.



Gerçekten de Ludwig daha yedi yaşındayken halk huzurunda konser verecek duruma gelmişti. 13 yaşındayken sarayda org çalarak evin masraflarının bir kısmını ödeyecek hale geldi. Dört yıl sonra Viyana'ya gitti. Bir süre Mozart'tan ders aldı. Beethoven'in kabiliyetini keşfeden ilk müzik ögretmeni de Mozart'tır. Bir gün Beethoven evinde piyano çalarken Mozart onu odadaki dostlarına göstermiş, "Bu çocuga dikkat edin. Birgün gelecek, bütün dünya ondan bahsedecek" demişti. Beethoven, 22 yaşında Viyana'ya yerleşti. Artık ellerinin ustalıgı sayesinde kendi ayakları üzerinde duracak hale gelmişti. Piyanoda gösterdigi başarı sayesinde Prens Carl Lichnowski ile eşinin de dikkatini çekti. Avusturyalı aristokratlar müzige çok meraklıydı. Asil karı koca Beethoven'i evlerine aldılar ve ona yılda 600 Florin ödemeyi kabul ettiler. Mozart için müzik şairi diyenler, Beethoven için hiç çekinmeden müzik filozofu demektedirler. Besteci "Kader" senfonisi adıyla anılan beşinci senfonisinde, felsefesini en ince noktalarına kadar anlatır, insanların kaderleriyle yaptıkları savaşın hikayesidir bu. Başlangıçta, insanoglu kadere karşı açtıgı savaştan galip çıkacak gibi görünmekteyse de, son zafer gene kaderin olacaktır...



Sagırlık onu insanlardan sogutur

Son zamanlarda kulakları da agır duymaya başlayınca, sagırlık onu sadece cemiyetten, insanlardan uzaklaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda çalışmalarını da güçleştiriyordu. Besteledigi eserleri duyamamak Beethoven'i çileden çıkarıyordu. Beethoven, dördüncü senfonisini neşeli bir aşk senfonisi olarak bestelemişti. Bestecinin üçüncü ve beşinci senfonilerinin yanında dördüncü senfoni biraz sönük kalmaktadır. Bu arada Beethoven, Fidelio operasını da bestelemeye başlamıştı (1804).

Çeşitli sıkıntılar ve artan sagırlık Beethoven'in gerektigi kadar fazla çalışmasına imkan bırakmıyordu. Sekiz senfonisini de 1815'ten önce bestelemişti. Dokuzuncu senfonisini ise 1824'ten önce tamamlayamadı. Dokuzuncu senfonisi o güne kadar bir benzerine daha rastlanmamış, inanılmayacak derecede güzel bir eserdi. Bu muazzam eser, ilk defa 7 Mayıs 1824 tarihinde Viyana Kraliyet Tiyatrosunda çalındı.


    Kulakları artık adam akıllı sagırlaştıgı halde besteci eserinin idaresini başkasına bırakmak istememişti. Besteci şef degnegini eline aldıktan sonra konseri başından sonuna kadar hiçbir aksaklıga sebep olmadan idare etti. Konser bitiminde, alkışlara karşılık olarak halkı selamlamasını ona işaretle anlatmaya çalıştıkları zaman bestecinin üzüntüsü son haddini buldu. Dehşet içinde iki eliyle kulaklarını kapadı, hıçkıra hıçkıra aglayarak salondan uzaklaştı. Kader, Beethoven'a en büyük darbesini indirmişti, ölümü de yakındı artık. Konser gecesinden sonra yataga düşen Beethoven, aylarca ölümle pençeleşti ve bu sıra dışı müzik filozofu 1827'de 57 yaşında hayata gözlerini yumdu... Mesajı Paylaş




Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter